Rüzgar Enerjisi:

2006 yılında EİE tarafından oluşturulan Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Atlası’na göre Türkiyenin en iyi rüzgar kaynağı alanları Marmara, Ege Bölgelerinin kıyı alanları ile Antakyadır. Bu Atlastaki değerler  dikkate alındığında     rüzgar sınıfının  iyi ve mükemmel  olarak belirlediği yörelerdeki  potansiyelin yaklaşık 48 000 MW olduğu görülmektedir. Bu 48 milyar Avroluk bir ekomik değere karşılık gelmektedir.   Enstitümüzün mevcut bilimsel ve teknolojik  altyapı olanakları ile detaylı rüzgar potansiyeli analizleri yapılabilmektedir.  Bu rüzgar analizleri doğrultusunda en verimli türbin kanatları tasarımları ile prototip seviyesinde küçük ölçekli üretimler de yapılabilmektedir.  Bundan sonrası için türbinlerin otomatik kontrol yoluyla verimlerinin daha da  arttırılması  ve şebeke bağlantıları konusunda ileri akademik çalışmalar planlanmaktadır.
 Jeotermal enerji:
Ülkemiz jeolojik konumu ve tektonik yapısı nedeniyle büyük bir potansiyele sahiptir. Türkiyenin teorik ısıl potansiyeli 31 500 MWt dir. Bu nedenle Enstitü olarak bu konuya eğilinmiş ve çeşitli akademik çalışmalar  tamamlanmış veya halen sürdürülmektedir. Merkezi ısıtma sistemlerinin otomasyonu, sistemlerin optimizasyonu, ekonomik analizleri , ısı pompası uygulamaları , çevresel etkilerin araştırılması, malzeme seçimi  bu alanda yapılan başlıca çalışmalar olup halen büyük bir hızla sürdürülmektedir. Enstitümüz bünyesinde kurulan Jeotermal Enerji Ar-Ge Merkezi  bu çalışmalara büyük bir ivme kazandırmaktadır.
Güneş enerjisi:

Türkiyenin günlük güneşlenme süresi 2640 saat olup ortalama toplam ışınım şiddeti 1311kWh/m2-yıl dır. Böylesine avantajlı  değerlere sahip bir ülkede güneş enerjisi  çalışmalarının desteklenmesi gerekmektedir. Enstitümüzde yapılan akademik çalışmalar  kolektör verimini arttırmaya ve değişik PV uygulamalarına  yönelik olup, bu alanda daha ileri seviyelerde çalışma yapma potansiyelimiz mevcut bulunmaktadır.